26 Ekim 2014

Caddelerde Yağmur


Yürüyorum.
Aylardan sonra ilk defa yağmur var ve benim yanımda kimsecikler yok bugün.
Bir nevi firardayım.
Bu şehrin yağmurları azdır. Mutlulukları da öyle.
Ama bugün şiddetli yağıyor.
Beynimi kemiren düşüncelere ortak olurcasına daha da hızlanıyor.
Yanımda şemsiyem yok.
Caddenin kenarında, biraz ileride bir hırdavat dükkanı görüyorum.
Oradan bir şemsiye almalıyım.
33 »

16 Temmuz 2014

Halının hatırı...

22

Size anlatacağım hikâye eski aslında.
Ama hikâye olmayan kısmı yeni...

Ben küçükken her sene, yaz - kış demeden yılda en az iki kere, evimizin üç adet Isparta halısını itinayla yıkar, parlatır, sanki yeni almışçasına mutlu olur ve günler boyu üzerine sevinçle basardık...

Daha dört-beş yaşlarındayken halıya hortum tutmayı öğrenmiş, altı-yedi gibi yavaş yavaş elime fırçayı da almıştım.

Dokuz yaşıma geldiğimde, fırçadan çok hortumu tutmak istesem de...annemin elindeki oklava beni bundan şiddetle men etmişti...
»

18 Mart 2014

Bir Hâtırâtın Sarsma Kuvveti

9

Bundan kısa bir süre önce 3 tane kitap sipariş ettim...
Beni neyin beklediğini bilmeden...
Bildiğini zannederken...aslında hiç bir şey bilmemek bu demek sanırım.
Okumaya başladığımda, daha kapağı açarken bile benim için her şey çok normaldi...
Sonuçta bir kitaptı bu...her zaman okuduğum gibi...bir kitaptı...
...
Durum hiç böyle olmadı sevgili okuyucu...hiç böyle olmadı...
»

12 Mart 2014

Şûle

7

Adı Şuleydi.
Lisede aynı sınıftaydık.
Başarılı bir arkadaştı.
Ama beni en çok ilgilendiren yönü; çok güzel yazmasıydı...el yazısından bahsetmiyorum...
Hakikaten güzel yazardı.
Bazen teneffüslerde yanına oturur, yazdıklarını okumak isterdim.
İlginç denilecek seviyede sırlı bir kızdı Şule... Yanına oturur oturmaz defterini kaldırır, sıranın altına koyar, "bakabilir miyim?" cümlelerini daha tamamlayamadan "Hayır" derdi...
»

11 Mart 2014

Bir Aşk Hikâyesi

2

Çok yakışıklı bir gençti.

Yaşadığı beldede o kadar dikkat çekiyordu ki bütün genç kızlar onu görmek için geçtiği yollarda bekler ve onunla konuşmaya can atarlardı.

Ailesi çok varlıklıydı. Oğullarına nazlı bir çiçek gibi davranır, onun hiç bir şekilde üzülmesini, incinmesini istemezlerdi...

Son derece kibar ve zarifti.

Çok güzel konuşurdu, dil hakimiyeti mükemmeldi.

Kadın olsun, erkek olsun, konuştuğu insanlar ondan çok etkilenir ve çok özel biri olduğunu düşünürlerdi.

Ama o mutlu değildi, sürekli kalbinde bir boşluk olduğunu düşünüyor ve bu boşluğu dolduracak sebebi arıyordu...

Birgün yine düşünceleriyle boğuşmakta iken, daha doğrusu mutluluğu aramakta iken, bir haber geldi kendisine.

Bir eve davet ediliyordu.
»

09 Mart 2014

Sorular...sorular...

2


Yoğunum bu günlerde.
Fazlaca...veya haddinden fazla...
Şikayet ediyor çevremdekiler.
İçin için kızanlar bile var, görüyorum.
Yoğunluk nedir diye düşünüyorum...
Aslında rahatsız oldukları şey; bedenimiz yanı başlarında da olsa, aklımızdan geçenlerden dolayı ruhumuzun onlarla olan iletişiminin kesilmesi sanıyorum...
Dalıp gitmek,
»

27 Şubat 2014

O an...

7

Fotoğraf ; Suriye'de Yarmuk Filistin mülteci kampında yemek sırası...
Hayırlı Cumalar...


»

Baharın hürmetine...

14

Olur bazen...
Havaya cemre düşer...
Gönle de özlem düşer...
Yazmanın, okumanın, paylaşmanın hasreti...
»

26 Şubat 2014

"Yardım Edebilir miyim?"

14

Mağazada dolaşıp duruyorum...
Ne çok renk var, ne çok model...
Bunları çocukların üzerinde hayal ediyorum; ne güzel olur...büyük mor sever, ortanca pembe...küçük henüz kararsız.
Oysa kendime gömlek almak için evden çıkmıştım...
Ama önemli olan ben değilim.
Öncelik hep çocukların.
Tıpkı babam gibi...
Tıpkı annem gibi...
Elimde siyah bir manto tutuyorum...indirimdeymiş...
Her şey indirimde zaten...etiketler anlamsız geliyor bir müddet sonra.
»

25 Şubat 2014

Geç farkettim taşın sert olduğunu...

5

Otuz Beş Yaş Şiiri

Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.

Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.

Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız,
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız.

Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.

Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?

Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak.
Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.

Cahit Sıtkı TARANCI


»

05 Aralık 2013

Batan Gemi, Uçan Sır ve Satılık Köle

7

Uzun zamandır günlük haberleri takip etmiyorum.
Duymam gereken bir şey olursa, zaten bana ulaşır mantığındayım.
Rahat mıyım? Çok rahatım...
Arada sırada bir kaç haber sitesine hızlıca göz gezdiriyorum. O kadar.
Dün gece bu göz gezdirmeler sırasında bir habere rastladım ki...
Yaşanalı aslında 5-6 ay olmuş.
Beni derinden etkiledi...
»