16 Temmuz 2014

Halının hatırı...


Size anlatacağım hikâye eski aslında.
Ama hikâye olmayan kısmı yeni...

Ben küçükken her sene, yaz - kış demeden yılda en az iki kere, evimizin üç adet Isparta halısını itinayla yıkar, parlatır, sanki yeni almışçasına mutlu olur ve günler boyu üzerine sevinçle basardık...

Daha dört-beş yaşlarındayken halıya hortum tutmayı öğrenmiş, altı-yedi gibi yavaş yavaş elime fırçayı da almıştım.

Dokuz yaşıma geldiğimde, fırçadan çok hortumu tutmak istesem de...annemin elindeki oklava beni bundan şiddetle men etmişti...


Artık halı yıkamayı öğrenmeliydim...
İlkokul bitince evde olan halılarımızı ben yıkayacaktım...
Oyun oynamaya vakit bulamadan büyüyen ben...halı yıkamanın teoride eğlenceli olduğunu biliyordum.
Ama iş bu üç halıyı ciddi ciddi yıkamaya geldi mi, işte orada devreye annemin;
"halı yıkama kitabı" giriyordu...ve bu kitapta yazılanlar maalesef o kadar da eğlence içermiyordu...

Velhasıl ben tam da on iki yaşında halı yıkama eğitimimi tamamladım.
Mezun olduğum gün annemi çok iyi anladım.
Benden küçük kardeşlerimi ve halılara yan gözle bakan herkesi uyarıyor..."amman dikkat" demekten kendimi alamıyordum.
...
Isparta halılarımız güzeldi.
Tek tek, ilmek ilmek yapılmıştı.
Kendilerine makine değil, bir insanoğlunun eli değmişti.
Annem onlara bakıp; "kim bilir bunu dokuyanlar tezgahta ne düşüncelere daldı" der...düşünceye dalar...bir hüzün çöker ama daha çok baktıkça mutlu olurdu.
Çünkü memleketten halılarımız dışında İstanbul'a getirebildiğimiz başka bir eşyamız yoktu...
Ama hiç eşyamız olmadan da,  halıları nereye serersek orası sıcacık bir ev olurdu.
Annem için Isparta halıları sanki halı değil, itina gösterilmesi gereken birer mücevher idi.
Onun için belki babasının hatırası idi...
Belki çeyizi, belki gençliği, belki de yeni alındığı zaman serildiği gelin eviydi...
Kıymetliydi...
Ama annem halıları benim yıkamamı istediğinde ben tam on iki yaşındaydım...
Aslında eskisi gibi parlamıyorlardı.
Eve bir tane daha halı bile almıştık.
Yeni halı, makine halısıydı.
Babam el halısı alamamış, annem uzun süre buna üzülmüş, komşu Belkıs teyzenin;
 "aaaaa, artık bunlar moda, hem temizlenmesi kolay, öbürleri gibi at ölüsü değil, hafif"...
gibi sözleriyle biraz olsun teselli bulmuştu.
.....
Ben üç halıyı tek başıma yıkar, asar ve toplar olduğumda ise artık evimizde ki özel konumlarını çoktan yitirmişlerdi...

Annem onları görünen değil, görünmeyen yerlere sermeye başladığında...
Ben halılardan umudumu bile kesmiştim...
.....
Aradan yıllar geçti.
Bugün annemin evini süpürmeye gittim.
O halılar hâlâ annemin evinin bir odasında serili...kimseler görmüyor ama...eski mi eski...
Ben de bir zamanlar annemin yaptığı gibi halılara bakıp dururken...dalmışım...
Çocukluğum, tek bir odada yaşanmış hatıralar, yazlar, kışlar...hüzünler, mutluluklar...
Gözüme toz mu kaçtı, neden bilmiyorum......
Ağladım biraz...
Hemde annemin; "halıyı kim ıslattı?" diye kızacağını bile unutarak...

22 yorum:

  1. hikayen beni çok duygulandı. benim de var halı yıkama hikayem ama seninki kadar duygusal değil. annem ablama hamileyken ( ablam bebekken melek olmuş o ayrı) halı dokumuş. o halıları sermemiş tabi kızını kaybetmenin üzüntüsünden. şimdi o halıyı hiç kullanmadan bana verdi. ben de annemin o dıkuduğu halıyı kullanmaya kıyamıyorum :(
    sevgiler..

    YanıtlaSil
  2. Sevgili Kerime,
    Çok teşekkür ederim.
    Senin hikâyen ise benim yüreğimde bir yerleri acıttı...
    Selam ve Muhabbetle ♥

    YanıtlaSil
  3. Merhaba,hikayeniz beni duygusallaştırdı ve aldı götürdü bir yerlere...
    Hüzünlü hikayeler beni etkiler nedense...
    Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Size de Merhaba değerli Mervsuu,
      Teşekkür ederim.
      Sağolun.
      Selametle♥♡♥

      Sil
  4. O halılar az yıkanmadı az fırçalanmadı.türkan Şoray kanunları gibi kanunları vardır halı yıkamanın, ayaktan olmaz.dizlerin üstüne gelip bastırarak fırçalarsın:) şimdi bakma bir kenarda dursalar da ne çok olaylara şahit olmuşlar degil mi? Sevgiler canım benim

    YanıtlaSil
  5. ne güzel yazmışsınız gerçekten insanın içinde bir yerlere dokunuyor :)
    okurken bizimde gözümüze tok kaçmadı değil hani :)
    ama çok haklısınız her ilmeğinde bir anı var el halılarının
    ablam hereke ipek halısı dokumuştu bir ara ordan biliyorum :)
    sevgiler:)

    YanıtlaSil
  6. ben de anneniz gibi düşünürüm bazen, el emeklerini gördüğümde yaparken kim ne düşünmüş ne yaşamış. eski de olsa, kimse görmese de hala anıları hatırlatması , hala bir kenarda saklanıyor olaması çok güzel.

    YanıtlaSil
  7. canım benim içimde yüreğimde burkulma hissettiren bir yazı olmuş.

    YanıtlaSil
  8. Hikayeniz beni çok duygulandırdı..Sizi takibe aldım bende bloguma beklerim. Teşekkürler .
    http://yagmur-serhats.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
  9. Cok duygulu ve anlamli bir hatirani paylasmis bizimde yureklerimize isledin. EskiHalilar eski esyalar bunlara bayılırım anilsr ve yassnmisliklar inssn ruhuna.bambaska ozellikler.katar bana gore eskiyi sevmeyenin gelecegide olmaz.eskiler candir,eski tutkusu.olan bana.boyle bir yazi okutulursa dalarrrrrr ; giderim kucuklugume

    YanıtlaSil
  10. merhaba ben ters1köşe bloğu sahibesi Selin http://balansvemanevraa.blogspot.com.tr/ bana ait renkli şeylerin yer aldığı bloğuma bir süredir yazıyorum.sizin bloğunuzu da çok beğendim :) benim bloğuma da beklerim :)

    YanıtlaSil
  11. Az önce anılarla dolu harika yazınızı okudum ve çok duygulandım.Benim hali değil ama kırılla kırıla 6 bardaktan bir tek kalan su bardağı ile alakalı buna benzer anım vardı gerçi sizin halı hatıranızla pek alakası yok ama işte ben de sizin sayeniz de şu an geçmişime gittim ne güzel günlerdi o günler paylaşımınız için çok teşekkürler sevgilerimle.

    YanıtlaSil
  12. CANIM BENİ BENDEN ALDIN NERELERE NERELERE GÖTÜRDÜN
    ÖNCE ÇOCUKLUĞUMA SONRA GENÇLİĞİME
    SONRADA YENİ EVLENDİĞİM GÜNLERİME
    BENİMDE BEĞENMEYİP KULLANMADIĞIM BİR ISPARTA HALIM VAR
    DÜŞÜNÜYORUMDA MEMLEKETE GİDİNCE İLK İŞİM ONU YIKAYIP KULAKLARINI ÇINLATMAK OLACAK.
    SONRADA ONUNLA BENDE SENİN GİBİ HATIRALARA YOLCULUK YAPACAĞIM
    ALLAHA EMANET OL

    YanıtlaSil
  13. Halıyı dokuyan, kullanan, üzerine bir kere adım atan herkesin anıları birikmiş. Toz olmuş da okuyanın gözüne kaçmış.
    Ne güzel bir hikaye olmuş. Eşyaya vefa göstermek güzel bir şey.

    YanıtlaSil
  14. çok güzel anılarınız var :)))
    banada beklerim www.kiriksemsiye.blogspot.com
    sevgiler

    YanıtlaSil
  15. Paylaşımlarınız çok başarılı, sitenizi ilgiyle takip ediyorum..
    çay makinesi

    YanıtlaSil
  16. iyi bayramlar sizee. arada meraba diyin amaa yaa :)

    YanıtlaSil
  17. Çok duygulandım,eskilere gittim.Yüreğine sağlık.Uzun zamandır uğrayamıyordum geçen gün blogunu bir gezeyım dedim fırsat olmadı çıktım kısmet bu güne imiş yazılarını özlemişim.Selam ve sevgiler...

    YanıtlaSil
  18. Belki de eşyalara bir anlam yüklememeli. Benim hayatımda hiç bu kadar değer verdiğim bir eşya olmadı nedense. Eşyaları kullanalım ve şükredelim. Bizi kullanmalarına izin vermeyelim, derim.

    YanıtlaSil
  19. Ben boyle kucuk seylere cefa,sadakat gosteren insanlari cok severim. Kendim hic yapamam,hic ozen gosteremem,saklayamam,bakamam.Halinin kaybolmasina izin vermeden buraya yazmissin,cok guzel olmus

    YanıtlaSil


Fikrinizi belirtmenizden mutluluk duyarım.
Yazacağınız her şey benbir için çok önemli ve kıymetli.