23 Kasım 2012

Girişim Dersleri 13

 
  Merhaba,
 Ayşe Hanım'ın neler yaptığına bakalım mı?
 Biraz rahatlamış görünüyor.
Dükkanın tabelasına varıncaya kadar halledildi.
2 kişiyle anlaştı Ayşe Hanım. Biri servis yapacak, biri de temizlik ve bulaşıktan sorumlu. Servis yapacak kişi genç. Normal maaş ve SSK ödeyecek.


  Ama bulduğu diğer kişi tanıdığı emekli bir hanım. Onunla anlaştı şimdilik. Bütçesini zorlamak istemiyor...İşi resmiyete dökmeyecek bir müddet.
 Resmi işlemlerin çoğunu halletti.
 Banka işlemlerini halletti.
 Reklamcıya menüsü ve fiyat bilgisinin de olduğu broşürlerini bastırttı.
 Yemek yapmak için gerekli erzağın çoğunluğunu temin etti. Fırınla anlaştı, hergün istediği kadar ekmeği getirecekler.
 Yani hazırlıkların çoğu bitmiş görünüyor. Bu arada kasada Ayşe Hanımın babası duracak bir müddet. Duruma göre sonra bakacaklar bir çaresine:)
 Eveeet, açılış günü belli oldu ve Ayşe Hanım çok heyecanlı. Açılışın yapılacağı günün öncesi uyuyamıyor. Bütün gece hazırlıklarla geçiyor. Veeee beklenen gün geldi.
Maliyeye yakındıya lokantamız, Ayşe Hanımın tanıdığı bir kaç kişi birkaç gündür maliyeye ilan ve reklam kağıdı bıraktılar. Gelip geçenleri yerimizden haberdar ettiler.
Dükkanımızın adı ne olsun sizce? Fikrini beyan eden birileri olursa hiç tereddüt etmeden tabelaya yazabilirim:)

  ..........lokantasına, ilk gün gelenler kalabalık. Ayşe Hanım ilgiden mutlu. Ama bir girişimci olarak bunun ilk gün olduğunun farkında. Sıradışı birgün.
 Sıkıntılar, aksamalar oluyor. Allahtan servis elemanı tecrübeli biri, yoksa dahada çok hata yapılabilirdi.
Ayşe Hanım geçen hafta ailesini deneme yemeğine çağırmış, orada bir nevi herkes müşteri rolü oynamıştı. Tabii para verme faslı hariç:) İyiki bunu yapmışız diye şükrediyor şu anda.
  Yaptığı yemekler çok beğenildi. Gurur duydu Ayşe Hanım kendiyle. Annesi aklına geldi. Oda çok becerikliydi diye düşündü, gözleri yaşardı. Mutluydu, akşama doğru "hayırlı olsun" diyenlere teşekkür etmekten çenesi yorulmuştu...
  Ayaklarının altı acıyordu. Babasının yanına geldiğinde babası kasayı sayıyordu. İlk parayı ayırmıştı babası. Adet olduğu üzere bu özenle saklanacaktı. Ayşe Hanım' a teslim etti. Kasada bulunan parayı da teslim etti.  Güzel para kazanmışlardı.
 Ne yapması gerekir sizce Ayşe Hanımın?
Evet bugünkü gelirini hemen daha önceden aldığı (bütün kırtasiyelerde 1-2 liraya satılan, ama ülkemizde bir türlü alınmayan, alınamayan, alınsa da kullanılmayan ) gelir-gider defterine yazması ve bunu alışkanlık haline getirmesi lazım... Aklına güvenmemesi lazım. Unutuluyor. Ne kadar zeki ve akıllı da olsanız aldığınız-sattığınız şeyleri bir zaman sonra hatırlayamazsınız. Hem neden bu kadar basit bir işlem için kafasını meşgul etsinki...Yazar defterine, olur biter.
  Girişimci mutlaka gelir ve giderini kayıt edecek. Yoksa aksamalara karşı verebileceği bir hesabı olmaz. Nerede hata yaptığını anlayamaz.

 Ayşe Hanım evine geldiğinde ne kadar yorgun olduğuna bakmaksızın yarın neler pişireceğini düşünerek uykuya daldı...
 Gökten tencere tencere yemekler düştü...zeytinyağlı:)
 Ayşe Hanım' ı unutmayın, arada bir durumun bakacağız.
..............................
 Bir dahaki yazımızda görüşelim inşallah.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder


Fikrinizi belirtmenizden mutluluk duyarım.
Yazacağınız her şey benbir için çok önemli ve kıymetli.