25 Kasım 2012

Girişim Dersleri Başlıyor

 

  Merhaba
  Yıllar yıllar önce, siz diyin 5, ben deyim 10, neyse yani o kısmı fazla karıştırmayalım…bloğunu okuduğunuz bendeniz büyük aşk ve şevklerle ticaret hayatına atılmıştır.
  Sakın zannetmeyin ki parası vardır, beş kuruş parası bile yoktur. Aşk ve şevkinin sebebi parası olması değil, bu işlere parasız bile başlayabilecek kadar gözünün dönmüş olmasındandır.

  Gel zaman git zaman hayatın gerçekleri tanışmak için bir hayli acele etmiş ve ben daha erken, sonra halleşelim, tanışalım dediğim halde… Daha fazla dayanamamış,  kısa süren bir nişanlılık döneminin ardından, yüzgörümlüğünü fazlasıyla almıştır… eee tabii ki bu saadet çok da uzun sürmemiş,’’bal’’ayı zaten hiiiiç yaşanmamış olarak hanemize yazılmış, hayatın gerçekleri ile olan evliliğimiz, zatlarının ‘’asıl yüzlerini’’ göstermeleriyle beraber çekişmeli bir aşka dönüşmüştür.

  Allah’tan ortada çocuk yoktur demeyin, vardır, vardır…bu girişimcilik öyle acayip bir illettir ki, bir kere işin içine girdiniz mi, sürekli yeni doğumlar yaparsınız. Kimi zor, kimi kolay, kimi suni sancıyla, kimi sezaryenle, yani  kötü ihtimalle birkaç, iyi ihtimalle bir çocuğunuz kesin vardır. Evet, hayat pek de sorumluluk sahibi bir ebeveyn olmadığı gibi, sizin tüm sorumluluklarınızı yerine getirmenizi bekler.  Çocuğunuzun bakımı, yemesi, içmesi, bezi, pisliği, temizliği, anlayacağınız her şeyiyle siz ilgilenir ve bacak bacak üstüne atmış, sizin ne yaptığınızı izleyen, hayat denilen arkadaşınızdan bir beklenti içine girmeniz bile abes bir durum olarak karşılanır.
  Evet, bu çocuğu siz büyütecek, siz yetiştirecek, iyi veya kötü terbiyesinden siz sorumlu olacak, zorluklarla mücadele etmesinde ona destek olacaksınız.

 Hâsılı sizin ellerinizde yetişecek, sonra size ait olacak ve sizi yüceltecek veya utandıracak… Anlatmak bile karışık…   Herkes anlatmıştır bu safhayı ama ille de yaşamak gerekir cinsinden olacak ki, tecrübe edilmeden, yaşanmadan, yapılmadan, bir türlü tam olarak anlaşılamaz. Ellerinle tutmadan, gözlerinle görmeden, burnunla koklamadan, bedeninle gitmeden, yorulmadan, çalışmadan, başarmadan veya başarısız olmadan bu süreci anlamak ve anlatmak çok zor.  
  Şimdi yaptığım şey aslında tamda bu biliyorum…  Ama şunu da biliyorum. Yollardan gitmek yoldaki işaretlerle kolaylaşır ve yollar karanlıkta ışıklarla aydınlanır. Küçücükte olsa bir ışık, bir işaret vermek için buradayım. Keşke bana da veren birileri olsaydı… Ben çaka çaka, toslaya toslaya öğrendiklerimi ve düşüncelerimi sizi yormadan, sorularınızı gönülden cevaplayarak paylaşmak istiyorum. Ne güzel bir sözdür;  bilgi paylaşıldıkça büyür.
   Görüşmek üzere, derslerde buluşalım inşallah.
   Hoşçakalın

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder


Fikrinizi belirtmenizden mutluluk duyarım.
Yazacağınız her şey benbir için çok önemli ve kıymetli.