07 Ocak 2013

Ayşe Hanım ne yapsın? 5 (2.bölüm)




  .......Ayşe Hanım arkadaşından tam 3 gündür haber bekliyordu…
Ve sonunda arkadaşı benbir onu aramayı başardı:)
Ayşe hanım;  “hadi bakalım söyle o engin fikirlerini” derken gayet alaycı bir ses tonu kullanmış ve bunu arkadaşına hissettirmişti. Benbir hiç oralı olmamış ve hemen konuya girmişti. Yıllardır süren bir arkadaşlıkları vardı ve birbirlerine hemen kırılmaz, darılmazlardı. En önemlisi birbirlerinin huylarını biliyorlardı… 
“Ayşeciğim planım şu” dedi benbir:
Bu yola çıkmak için tek bir örgü kitapçığı yeterli olmayabilir. 3 alternatif kitapçık oluşturalım; sunumu yaparken hangi aday neyi talep ederse o aday için onu bastıralım...

-Mart başına kadar sen 15-20 örnekli, aşamalarını da gösterdiğin bir örgü serisi hazırlayacaksın. Basit şeyler, küçük ama farklı şeyler olmalı. Fotoğraflama yapman lazım unutma, senin normalde bu işten az-çok anladığını biliyorum ama, yine de fotoğraflama konusunda internetten faydalanabiliriz.
-2. Olarak eğer sen istersen ve uygun görürsen Fatma’ya haber verelim, biliyorsun oda dantel işinde usta maşallah. Ona da aynı şekilde 15-20 model çıkarmasını küçük-basit oyuncak bile olabilir veya küçük çiçek-gül motifi olabilir, örmesini söyleyelim. Fatma fotoğraflamayı kabul etmeyecektir. Sen bu işi yaparsın. Ona işin karşılığında ne isteyeceğini sorarız. Bir üst limit belirleriz ve anlaşırız sanıyorum:)
-3. Ünzile’de biliyorsun, pastacılık dersleri falan aldı. Ondan da 10-15 tarif isteyelim. O fotoğraflamayı harika yapıyor. Ona da yine talebini soralım, işi böylece arkadaşlara teklif edelim. Onunda kabul edeceğini düşünüyorum.
- işin kirini, pasını, resmiyetini, görüşmelerini, sen yapacağın için iş sahibi tabii ki sensin.
Bense sadece bu işte masraflarımı alırım canım, bir şey istemiyorum yani:) 
Sen iyi ol, kazan bana yeter canım, sadece bu ayrıntıları da bil istedim:)
  Matbaa işlerini ben hallederim. Bir-kaç reklam firmasıyla görüştüm ve fikrin ne olduğunu söylemeden, ne zaman çalışmalara başlayacaklarını sordum, müşterilerini hazırlamışlar bile! Geç kalmamalıyız…” diye arka arkaya, tane tane, ama araya Ayşe Hanımı sokmamayı da başararak durumu anlattı…
Ayşe Hanım “tamam tamam” dedi, “en geç ne zaman demiştin sen?”                  
   “Mart başı” diye tekrarladı benbir.
Evet seçim çalışmaları başlamak üzereydi ve geç kalmamaları gerekiyordu. Ayşe hanıma son olarak şunları söyledi benbir;
-Ayşeciğim şunu da hatırlatayım, bu devamı olmayan bir iş, yani bir kere para kazanabilirsin bu işten canım. Ama eğer işlerin yolunda giderse gerçekten iyi para kazanırsın, sakın küçümseme… Arkadaşlarında emeğinin hakkını verdikten sonra bence senin için kârlı olma ihtimali çok yüksek. En kısa yollusu bunu ajanslarla görüşmek, o zaman sen yorulmazsın, ama daha az kazanırsın. Ajanslar sana sadece fikir üzerinden ücret öderler. Risk bile içeriyor, belki de kabul etmeyip kendisi bunu başka bir şekilde gerçekleştirebilir… Ama adaylarla görüşmeyi başarabilir, onları ikna eder ve adet bazında sipariş alırsan o zaman biraz yorulmuş ama çok daha fazla kazanmış olursun. Bunu aklından çıkarma, şubat ortasına kadar ne yapacağının kararını ver oldu mu?  

 Sen çalışmanı yap, arkadaşlar da bitirince önce bilgisayardan çıktılarını alalım, sonra da yine bir bilene danışırız…
 Var mı soracağın bir şey:
 “Eğer başaramazsam?” dedi Ayşe hanım… 
Arkadaşı benbir gülerek, “canım benim… bütün işlerde emek vardır, korku vardır, cesaret mutlaka olmalıdır, risk bu işin adrenalidir, ama her şeye rağmen başaramazsan bir şeye sahip olursun ki…parayla ölçülemez.” dedi.
 “Nedir o?” dedi Ayşe Hanım, “tecrübe” dedi benbir…















  “Kaybedeceğin çok bir şey yok, korkma, emeğin tabi ki önemli ama ne paralarını batıranlar var” dediğinde Ayşe hanım biraz olsun rahatlamıştı.
………………………………………..

 Ayşe Hanım seçim çalışmalarında adayların veya aday adaylarının kullanacağı kendilerini tanıtan katalog vs. yerine, ortasında ve sonunda aday adayını tanıtan, diğer sayfalarında örgü, dantel ve yemek tarifleri içeren küçük kitapçıklar hazırlamaya karar vermişti. Bu onun için bir fırsattı. 7000 lira kadar borcu vardı ve bu işle borcunu bitirebileceğini düşünüyordu.

 Şöyle ki en büyük ikna sebebi şu olabilirdi; hanımlar bu tür bilgiler içeren kitapçıkları yıllarca evlerinde saklıyor, atmıyorlardı… Özellikle bulunduğu şehirde kazanamayacağını bile bile sırf ismini duyurmak için seçimlere girecek olan adaylar için,  bir tomar para verip de bir dakika sonra çöpe atılan, yada sobaya malzeme olan yüz binlerce güzel karttan, katalogdan daha mantıklıydı… iş ikna edebilmekteydi… Ayşe Hanım güzel bir sunum yapmak için hazırlıklara başlamıştı bile…                
 Görüştüğü adayları bu sunumla ikna etmeli ve borcunu bu yolla ödemeliydi….
Kitapçık başına 50 kuruş isteyecekti.
5 aday ondan 10.000 kitapçık sipariş etse: 50.000 kitapçık ederdi.
50000*0.50 kuruş = 25.000 lira ederdi.
Matbaa masrafları ve arkadaşlarına vereceği paraları çıksa bu işten 10.000 lira üzerinde para kazanabilirdi.
 Planlarını yazmaya ve neler yapabileceğini düşünmeye başladı, Ayşe hanım için artık hareketli geçecek bir 3 ay başlamıştı…  
…………………………………………..
Hoşçakalın                                         

2 yorum:

  1. Arkadaşı benbir gülerek, “canım benim… bütün işlerde emek vardır, korku vardır, cesaret mutlaka olmalıdır, risk bu işin adrenalidir, ama her şeye rağmen başaramazsan bir şeye sahip olursun ki…parayla ölçülemez.” dedi.
    “Nedir o?” dedi Ayşe Hanım, “tecrübe” dedi benbir…
    Günaydın bu seri çok hoşuma gitti hatta "ben bir girişimciyim" bölümü tümden hoşuma gitti ve büyük keyifle okuyorum :)
    Teşekkürler, sevgiler :)

    YanıtlaSil
  2. Çok teşekkür ederim.
    demiştim ya çok zarifsiniz, tekrar teşekkür ederim:)
    İnsanın yazdığı şeylerin beğenilmesi, hele de sizin gibi şahsiyetler tarafından; onure edici bir durum.
    mutlu oldum, ne diyebilirim.
    Allah'da sizi mutlu etsin:)
    sevgiler ve selamlar ve dualar...

    YanıtlaSil


Fikrinizi belirtmenizden mutluluk duyarım.
Yazacağınız her şey benbir için çok önemli ve kıymetli.