11 Ocak 2013

Hayat görüşüm


 Merhaba,
İlginç bir başlık oldu farkındayım.
Bu başlığı atmamın 2 sebebi var, acizane yazdıklarımı sabırla  okursanız, her iki sebebi de yazacağım.
Kendi hayatımdan kesitler anlattım daha önceki bazı yazılarımda...
Ama bir yere gelince durdum.
Oradan sonrasını yazmaya  bir şeyler hep engel oldu.

Vardır bir sebebi...
Aslında ben öyle önemsenecek  şeyler yazan biri olduğumu da asla düşünmüyorum, yanlış anlaşılmasın...sadece konuşmayı, paylaşmayı seviyorum.
Hayatımın hiç bir döneminde bu zamanlarımda olduğu kadar yalnız hissetmemiştim kendimi...o yüzden bloga sık yazıyorum.
Önceden hep daha kalabalık yaşıyorken her şeyi, şimdi daha sakin geçiyor hayatım.
Ama bu defa da siz karşımdasınız ve hepinizi bir bir muhatap alıyorum.
Her birinizin blogu benim için ziyaret ettiğim birer ev misali...
Hepiniz, her gün farklı bir ruh hali içinde yazılar yazıyor, resimler çekiyor, bunları paylaşıyorsunuz.
Ve birileri gelip bunlara bakarak kim bilir neler düşünüyor, neler hissediyor, neler öğreniyor...
Bilemeyiz...bildiğimiz bir şey var ki...bazı insanlar paylaşmayı sever.
Biz onlardanız...
.............
Ben bundan tam 8 sene önce yapmakta olduğum işi bıraktım.
Derken boş durmanın bana göre olmadığını düşünerek yine 5 sene önce profesyonel manada ilerlemek için evimin bir odasını dikiş atölyesi yaptım.
Çevrem benim dikiş diktiğimi biliyordu ve hep söylerlerdi, "bize de dik" diye. Dikiş kursunu bitirdiğim yıllar dikişle geçinsem de, sonraki yıllar yaptığım diğer işten ötürü buna fırsatım ve zamanım kalmadı.
Ama tekrar dikişe başladığımı duyurduğumda herkesten tebrik telefonları aldım diyebilirim...
Makinelerimi aldım, binbir hevesle odama yerleştirdim.
Panolarım, iplerim, çeşit çeşit malzemem, makaslarım, ütüm hepsi yerini aldılar.
Siparişlerim gecikmedi...
30 poşete yakın kumaş geldi bir anda...şimdi sakın demeyin ki neden kabul ettin?
Bilemiyorum...bu sorunun cevabı bende hala yok...
Sıraya koydum, bazıları pardösü, bazıları etek, tunik vs..
Ama çoğunluğu uğraştıracak model istemişti ve yaza yakın bir zaman olduğu için kumaşlar da zor kumaşlardı...
Birde benim aldığım makinelerden biri bilgisayarlıydı ve otomatik nakış işleyebiliyordum.
Bununda etkisiyle kollarda, manşetlerde, yakalarda nakış isteyenlerde az değildi...isim bile isteyen olmuştu yani...
Bu arada önemli bir dip not düşeyim;
Kızlarımın biri 4 diğeri 2 yaşında ve yardımcım kimse yok!
Eveeet...
Ben hevesliyim, kafamda bir sürü proje var ve azimliyim...
Ama bir eksik yanım var ki...tecrübesizim...
Dikiş diktirmeye gelenleri atölye odama alıyor ve orada insanların ölçülerini alıyorum...makinelerin hepsi orada...her gelen bakıyor, özellikle bilgisayarlıya...ben ise hep tanıdıklarımdan oluşan ve gerçekten çok sevdiğim bu insanlara detayları ile anlatıyorum da anlatıyorum...işte şunu yaptım, harika oldu...vs...
Bir şeyi göz ardı ediyorum ve atlıyorum:
NAZAR!!!

Sakın yanlış anlamayın, nazar haktır ve kötü bir niyetle bakmakla da alakalı değildir, buna iman ediyorum...
Ama bunu asla atlamamam lazım geldiğini, büyük bir bedel ödeyerek anlıyorum...
Bir gün siparişlerimi teslim ettikten sonra, tarihi bile bellidir hayatımda, yine övgü takdir eşliğinde atölyemde diğer müşterilerimin ölçülerini alıyordum..Bir anda kendimi çok kötü hissettim ve yere düşüp bayılmışım...kısa süren bu durumdan çok etkilenen arkadaşlarım başımdan aşağı su dökerek uyandırmışlar beni...tansiyonum düşmüş...
O akşam aşırı ağrılarım ve biz hanımlara ait tatsız durumlar meydana geldi...acile gittik tabi...
12 haftalık hamile olduğumu öğrendim...Kızımın süt olayı daha bitmediğinden ben fark etmemişim bu durumu...sonraki günler bu tatsızlık artarak devam etti...
Mevsim yaza girmişti, benim
yetiştirmem gereken bir sürü siparişim vardı ki bunların bir çoğu haftaya düğünlerde vs. giyileceği söylenen son dakika siparişleriydi.
Sözünü tutmanın karşılığı benim için çok mühimdir...işte o yüzden gerçekten zor durumda kalacağını düşündüğüm insanların siparişlerini yapmaya çalıştım...
Bu arada o kadar kötüyüm ki...size bunu kelimelerle ifade etmem mümkün değil...ve bir kaç gün sonra tam tekmil hastanelik olup bebeğimi kaybettim...
Bunun akabinde çok üzüldüm tabiki ...şimdi yine sakın demeyin, iş canından kıymetli miydi diye?
İnanın bu böyle bir mevzu değil...benim için söz bazen canımdan kıymetli olabiliyor...
Bu üzüntümle kalmadım, hastane çıkışı günlerce yataktan çıkamadım.
Allah Allah ne oluyor bana böyle diyemeden...yine doktor vs.
Tahliller, kontroller, emar...
bu durumlardan ve önceden de olan bir ağrı durumum vardı ama, bayılıp düştüğüm gün zedelenme ihtimali yüksek denerek acilen bel fıtığı ameliyatı olmam gerektiği söylenerek; belde 3 yerde, boyunda da 2 yerde fıtık tespit edildi...
Zaten doğrulamıyorum...görseniz halimi kimse inanamıyor...ağrım o kadar şiddetliydi ki...ben sürünmeyi tercih etmeye başladım...eşime yalvarıyordum ne olur ayağa kalk deme bana diye...
Ağrı kesici iğneler, ilaçlar, bu arada emzirmeyi kesmek için geçirilen kabus gibi 10 gün, yavrumun ve benim birbirine karışan göz yaşlarımız:(
Bir -iki hafta önceki hayalleri projeleri olan insan gitmiş, yerine doğrulamayan, çocuklarına bir çorba dahi yapamayan, atölyem dediği, kendisini çok mutlu hissettiği,  manevi manada umutlarını, marifetini, emeğini ortaya koyduğu, maddi manada ise 10.000'sını harcadığı yere giremeyen, en önemlisi de yüzü gülmeyen mutsuz biri olmuş çıkmıştım.
Ameliyat olmayı kabul etmedim.
Bu ayrı bir konu olacak kadar uzun...ama kısaca ne bana, ne çocuklarıma bakacak kimsem yoktu ve ameliyattan sonra 2 ay 2 kilo bile kaldırmayacaksın diyen doktorumun kendince ütopyaları vardı...
Makinelerime bir daha el süremedim.
Çelik korse denilen bir korseyle tam 5 ay rükû vaziyetinde dolaştım...
Bir kaç ay sonra da makinelerimin hepsini sattım...
Çünkü gittiğim sayısız doktor bana devam edersem bunun bile bile kendini sakatlamak olduğunu söylediler...
Şimdi başa dönelim...
Ben hayatımın bir günde nasıl değiştiğine bizzat şahit oldum...
Bunu o kadar net biliyorum ki...yaşadığım şey nazardı...buraya yazılamayacak kadar uzun ve mahrem olan konularda bu düşüncemi pekiştiriyor...
Hani başta demiştim ya...2 sebep bana bu yazıyı yazdırıyor diye,
1. si bana yorumlarda soranlar oldu hep, dikişin akıbeti nedir? diye...
Ben maalesef senelerdir o çok sevdiğim işi yapamıyorum...
Ne zaman, aldığım küçük ev tipi kıytırık makinenin başına otursam, ki bu hep çocuklarım için oluyor, inanılmaz ağrılarla kalkıyorum...
Evet buradan acizane benim sizlerle paylaşmak istediğim
2. mesaj ise şudur sevgili becerikli hanım arkadaşlarım...
Bir işi birine öğretmek gerçekten büyük sevaptır...öğrenen kişi için açtığınız kapıların ondaki kıymetini bilemezsiniz belki...onun hayatını göremezsiniz..ama o hep sizi anımsar. İçten içten dua eder...ben kurdale nakışını sadece internetten bakarak öğrendim mesela...ve vesile olanlara da hep dua ederim...ama bir nokta var ki burada, oraya dikkat çekmek istiyorum;
Lütfen, yaptıklarınızı nelerle yaptığınızdan daha çok, nasıl yaptığınızı anlatın...
Bu benim hayatımın dönüm noktasıdır...
Hayatımın en büyük (yaşadığım zaman diliminde) dersidir.
Eskilerin neden ketum olduklarını,
işleri ile ilgili bütün ayrıntıları neden anlatmadıklarını, ceplerindeki parayı bile bereketi kaçar diye neden saymadıklarını anlamama vesile olmuştur.
Anlatalım, paylaşalım, bunu yapmak bir güzellik, bir özellik, ama bütün ayrıntılara girmek size zarar verebilir...
Benim gibi düşünmeyenleriniz mutlaka vardır ve "ne alaka" diyenleriniz muhakkak olacaktır.
Hepinizin düşüncesi başım üstüne...

ama ben bir kadınım...
ben bir anneyim...
ve ben bunları tek tek yaşarken elimden kayıp gidenler için hiç bir şey yapamadım...
İstedim ki...bu yazı size belki bir şeylerle ilgili bir daha düşünme fırsatı verir...
Bence her şeyinizi paylaşmayın...
Bu kendinize yaptığınız bir haksızlık olur...bence tabii...bence...
Buraya kadar sabırla okuduysanız teşekkür ederek şunu bilmenizi istiyorum, içimdekilerin yarısını bile anlatamadım...umarım yanlış anlamazsınız benbiri...
Sevgilerimle...
Hoşçakalın.

23 yorum:

  1. Ben seni anlıyorum ve söylediklerine hak veriyorum. Allah kem gözlerden korusun, hepimizi....

    YanıtlaSil
  2. kesinlikle haklısın bende sana katılan gruptayım ve okudukça üzüldüm...
    senin bu postunu okurken,aklıma yaşadığım başka bişey geldi,naçizane paylaşmak istiyorum...geçen yıl tamda bu zamanlarda ben yeni dikiş makinası aldım ve bulunduğum yer nedeniyle, blogumda makinayı aldığımı, ancak dikecek kumaşım olmadığımdan dert yanarken bir bayandan mail aldım ve bana,elinde kumaşları olduğunu ancak rahatsızlığından dolayı artık onlarla ilgilenemediğini istersem bana gönderebileceğini yazmıştı,nasıl mutlu olmuştum anlatamam,daha sonra benim unutkalığım yüzünden adresini kaybettim ulaşamadım,ama postunu okurken aklıma o bayan geldi,acaba onunda mı başına böyle bir rahatsızlık gelmişti,oda mı böyle sıkıntı içindeydi ve o güzelleri hiç kullanmadan bana yollamıştı,kimse kimsenin ne yaşadığını bilemiyor,bilmiyor,onun sıkıntılarına neden olan şey beni çocuklar gibi mutlu etti,hala kullanmadım duruyorlar,kız çeyizi gibi açıp açıp seviyorum bazen...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlginize teşekkür ederim,
      Yaşadığınız bu anıyı paylaştığınız için ayrıca teşekkür ederim...
      Selametle...

      Sil
  3. Babaannemin meşhur sözü "mezar yarısı nazar"

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Babaanneniz doğru söylemiş...
      Selam ve dua ile...

      Sil
  4. Allah nazarlardan korusun, bazı gözlerdeki bakış çok kuvvetli oluyor.
    Geçmiş olsun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin, aslında insanın kendi evladına bile nazarı değebiliyor...
      Hep dua etmek lazım...
      Teşekkür ederim hemşerim:)

      Sil
  5. Herkesin farklı farklı yaşanmışlıklara dair hikayesi var.
    Bilemiyorsun...
    Tebessümün altına saklı ne acılar, sıkıntılar, mutsuzluklar var.
    Anlayamıyorsun...
    "Senin derdin dert midir benim derdim yanımda" şarkısını anımsadım.
    Senini benimi yok.
    İnsanız ve imtihandayız.
    Rabbim güzel kapılar açsın sana,bana,bize,hepimize.
    Güzel günler için...
    Gülümse...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısın Elife,
      Dualarına gönülden amiiin diyorum.
      İnşallah...
      Sevgilerimle,mübarek cuman güzel geçsin:)

      Sil
  6. canım benim.maalesef herkes göründüğü gibi iyi niyetli değil.peygamber efendimiz nazarın var olduğunu söylemiş ve zararından Allaha sığınmıştır.eğer karşındaki insanın ağzından çıkmıyorsa, sen içinden maşallah la kuvvete illa billah diye bir kaç kez tekrarlıyacaksın.yaşadıkların için çok büyük geçmiş olsun.rabbim şimdiden sonra sani ve hepimizi kötü gözlerden korusun.Allaha emanet ol

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım kardeşim Fatmam,
      Evet çok haklısın, ama dünya işlerine dalınca unutuyor işte insan...
      Sağol canım, o travmaları atlattım çok şükür:(
      Ama bunu da paylaşmak istedim işte:)
      Seni seviyorum Fatma ve dualarımdasın...
      Hoşçakal...

      Sil
    2. Canım kıyamam sana..Efendimizin "az kaldı nazar kaderi geçecekti" hadisini okuduğumda ürpermiştim..Eskiler her şeyde dikkat ederlerdi doğru..kendilerinden bile..Çok sevince de nazar değiyor çünkü..

      Allah bu mübarek cuma gününde dualarımızı kabul eylesin, her türlü sıkıntılardan kurtarsın, hayırlı kapılar açsın hepimize ve yavrularımıza İnşallah..

      Sil
    3. Çok sağol canım benim,
      Bu güzel duaları almak ne güzel:)
      Evet bu konulara çok dikkat etmek gerekiyor...
      Sevgi, selam ve dualarımla...

      Sil
  7. Canım yazdığın o kadar yazıyı okudum,sanırım aralarında hiç unutamayacağım olan kısmı burası oldu.Ben de senin yaşadığı sıkıntıları,nazarı ve daha fazlasını sağlığımla değil ama,yuvamın huzuruyla yaşadım.Neredeyse elimdeki güzellikleri bundan dolayı kaybediyordum.Herkes bizim gibi iyi niyetli bakmıyor.Biz de saflığımıdan ,içimizin dışımızın bir olmasından herkese her şeyi anlatıyoruz ve çok büyük hata ediyoruz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım Rabiacığım,
      Allah bizleri huzurla imtihan etmesin...
      Hepimize gelmiş geçmiş olsun...ve teşekkür ederim paylaştığın için...
      Sağolasın:)

      Sil
  8. bende haklısın dıyenlerdenım...eskıler cocuklarına kara surerlermışş güzel olmasın dıyee bosuna deıll..gecmıs olsunn herkesınn hıkayesı farklı ımtıhanı farklı. yazınız çokk içten olmuşş..RABBIM hepımızı ımtıhanı gecenlerden eylesınn..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim hayal iğnesi...
      Amiiiin, sevgilerimle...

      Sil
  9. canım ben senin yaşadıklarını yaşadım bende çok güzel dikiş dikiyordum ama şimdi makinenin önüne geçince hasta oluyorum nazara inanırım hakta çok geçmiş olsun rabbim acil şifalar versin tüm dostlara ve kendime:)salih kimselerden hüzün eksik olmaz.
    MaşAllah demek lazım ama ne yazık unutuluyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili bir kase lezzet,
      Allah her türlü işlerimizi kolay eylesin...
      Teşekkür ederim ilgin ve yorumun için.
      Selam ve dua ile...

      Sil
  10. yorumunuzu alır almaz hemen bloğunuzu ziyarat ettim.güzel yorumunuz için de ayrıca teşekkür ederim.zaten bloğumda yanıtladım.başınızdan geçenleri okudum ve bloğunuz da bir gezintiye çıktım.öncelikle rabbim size bir daha böyle acılar yaşatmaz inşallah diyorum.zor zamanlar geçirmişsiniz.bu yaşadıklarınız aynı zamanda bir imtihan.rabbim kendini hatırlayan ve sevdiği kullarını imtihana tabi tutar.Umarım hepimiz hem bu dünyada hen de ahirette kazananlardan oluruz.(amin)bloğunuzda çok güzel paylaşımlarda bulunmuşşunuz.hepsini de çok beğendim.bende iki kızı olan bir anne olarak güzel fikirlerinizden faydalanacağım.yaptığınız bütün şeyler için elinize ve emeğinize,paylaşımlarınız içinse yüreğinze sağlık.sevgi ve muhabbetle..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şule hanım size nasıl teşekkür ederim bilemedim.
      O kadar sevindimki mesajınızı okuyunca anlatamam...
      Çok sağolun...
      Sık sık görüşmek isterim,
      Sevgi, selam ve dualarımla...

      Sil
  11. söylediğiniz gibi nazar vardır ve haktır.. maalesef insanlarımız sadece kem gözle bakınca nazar değdiğini düşünüyor ancak insanın sevdiğine de nazarı değiyor..
    mesela bir annenin bile evladına nazarı değebiliyor..
    başınıza gelenler içinse gerçekten üzüldüm, ve fakat dünya imtihan dünyası..
    Rabbim sıkıntılarınızı rızasına vesile eylesin inşaAllah..

    YanıtlaSil


Fikrinizi belirtmenizden mutluluk duyarım.
Yazacağınız her şey benbir için çok önemli ve kıymetli.